TEKNİK ÜNİVERSİTE’DE UZAKTAN EĞİTİM

2020-2021 Bahar Dönemi ile İTÜ uzaktan eğitim ile 3. dönemine başladı. Perspektif dergisi olarak geçtiğimiz dönemlerde arkadaşlarımızın uzaktan eğitim sürecini nasıl geçirdiği konusunda yapılan araştırmaya farklı sınıf ve bölümlerde öğrenim gören 166 arkadaşımız katıldı. Sınıflara göre dağılımları aşağıdaki grafikte gösterilen öğrencilere uzaktan eğitim süreci boyunca bireysel olarak nasıl etkilendikleri, akademisyenlerin bu süreci nasıl yönettiği ve yeterlilikleri hakkında bazı sorular sorduk.

Uzaktan eğitim süreci boyunca psikolojik durum, fiziksel durum ve uyku düzenlerini 1(çok kötü) ile 5(çok iyi) arasında derecelendiren sorularda hazırlık öğrencilerin %66,6’sı 1 ve 2 yanıtını verirken; lisans öğrencilerinde bu oran %75,3.  Öğrencilerin kendi fiziksel durumlarını değerlendirmesinde ise hazırlık öğrencilerinin %46,7’si kötü veya çok kötü olarak nitelendirirken; ankete katılan lisans öğrencilerinin yarısı fiziksel durumunun kötü veya çok kötü olduğunu belirtiyor. Yapılan araştırma sonuçları uykusuzluğun öğrenciler için en önemli sıkıntı olduğunu bize gösteriyor. Lisans ve hazırlık öğrencilerinin yaklaşık %80’i uyku düzeninin bozulduğunu dile getiriyor. Yüz yüze eğitime kıyasla online eğitimde; ödev, kısa sınav ve vizelerin yoğunluğu öğrencilerin sağlıklarını etkileyecek düzeyde bilgisayar başında zaman geçirdiklerini gösteriyor. Aşağıdaki grafikte öğrencilerin haftada kaç saatini bilgisayar başında geçirdikleri görebiliriz. Ankete katılan lisans öğrencilerinin %77’si uzaktan eğitimde ders yükünün arttığını belirtiyor.

Katılımcıların sınıfları

Uzaktan eğitim ile öğrenim hayatına devam etmek zorunda kalan lisans öğrencilerinin teknolojik altyapı yetersizliği, eğitimde fırsat eşitliğini ortadan kaldıran bir etmen olmuştur. Ankete katılan öğrencilerin %20’si teknolojik altyapısının yetersiz olduğunu söylemekte. Böyle bir durumda öğrencilerden, sınavının geçerli sayılması için kamera ve mikrofon açmak zorunludur gibi bir talepte bulunmak; öğrencilerin akademik başarısını değil ekonomik durumlarını ölçmektedir. Haziran ayında KVKK’den gelen uyarı doğrultusunda İTÜ rektörlüğünün geri adım atmasıyla sınav süresince kamera ve mikrofonu açık tutma zorunluluğu kaldırılmıştı; buna rağmen öğrencilerin %28,3 sınavlarda bu zorunluluğun devam ettiğini belirtmekte. Öğrencilerin sınav esnasında yaşadığı bir diğer önemli problem sınav süresinin yetersizliği; öğrencilerin %36,1’i sınav sürelerini kısmen yeterli, %49,4’ü yetersiz olarak görüyor. İşaretlediğiniz soruya geri dönememe sınav performansınızı ne kadar etkilediğini 1 ile 5 arasında puanlandırın sorusuna öğrencilerin %64,5 buçuğu 5 olarak yanıt veriyor. Tüm bu sorunlar ve akademinin öğrenciye olan güvensizliği nedeni ile uzaktan eğitim sürecinde öğrencilerin akademik başarısının ölçütü öğrenciler tarafından güvensizlikle karşılanıyor. Ankete katılan öğrencilerin %57,3’üne göre ders işlenişindeki sorunların nedeni akademisyenlerin tutumu. Uzaktan eğitim sürecinde öğrencilerin %41’i kısmen, %42’si büyük ölçüdeakademisyenlerin tutumunun değiştiğini söylüyor. Ders kaydının zorunlu olmasına rağmen öğrencilerin %12,7’si dersleri kaydetmeyen akademisyenlerin olduğunu söylüyor. Akademisyenlerin uzaktan eğitim sistemine adaptasyonu aşağıdaki grafikte verilmiştir. 

Klinik onaylı ağır anksiyete ve majör depresif bozukluğu olan bir anket katılımcısı; çok sayıda kriz geçirdiğini, sınavlarda ağladığını ve hocalar zorla konuşturur kaygısı ile derslere girmeyip kayıtlardan takip ettiğini belirtti. Sıra arkadaşımız bu süreçte yaşadıklarını şu şekilde ifade ediyor: “Daha bugün en önemli bölüm dersimin vizesinde kaskatı kesilip, titremeye ve ağlamaya başladım. Hocamız kamera ve mikrofonu zorunlu tuttuğu için sınavdan çıkmak zorunda kaldım ve bu yüzden okulum uzayacak. Stres ve depresyondan online eğitime geçtiğimizden beri 28 kilo aldım. Her yerim ağrıyor, rezalet bir haldeyim. Yetmediği gibi bunların tüm nedeni kendileri olmalarına rağmen sürekli rektörlük ve hocalardan “sizi anlıyoruz, elimizden geleni yapıyoruz, siz yaparsınız, tabii bunlar zor zamanlar” gibi yararsız yalanlar duydukça deliriyorum. Dramatik ya da abartılı gelebilir ama çoğu zaman intihar etmeyi düşünüyorum.”

Üniversite hayatlarına uzaktan eğitim ile başlayan hazırlık öğrencilerinin yaşadığı sıkıntılar da lisans öğrencilerinden çok farklı değil. Öğrencilerin %40’ı teknolojik altyapısının yetersiz olduğunu belirtiyor. Ders işleyişinde yaşadıkları sıkıntılarının nedenini öğrencilerin %77,8’i internete erişim problemi olarak değerlendirmiş. Hazırlık öğrencilerinin %93’ü sınav sürelerini yeterli bulurken; en büyük sıkıntının ders kitaplarının orijinal alınması zorunluluğu olduğunusöylüyor. Öğrencilerin %60 kadarına kitapların orijinal alınması zorunlu tutulurken, öğrencilerin %86,7’si kitapların orijinal olmamasının not ortalamasına etki ettiğini belirtiyor. Anket katılımcıları kitapların çok pahalı olduğunu ve kitaplarla gönderilen kod ile yapılan çalışmalardan not aldıklarını belirtip, gelir eşitsizliğinin zirvede olduğu bir ülkede para ile not almanın hiç adil olmadığını belirtti. Kitapların fiyatları nedeniyle öğrencilerin ne kadarının mali açıdan sıkıntı yaşadığı aşağıdaki grafikte verilmiştir.

Eğitimde fırsat eşitliği olmadığı sürece bu sıkıntılar devam edecektir. Fakat yine de yeni döneme başlarken akademisyenlerin ve rektörlüğün, öğrencilerin talep ve imkanlarına kulak vererek süreci yönetmelerinin bu zorlu dönemi daha verimli ve sağlıklı hale getireceğini düşünüyoruz.