Hakkımızda

Perspektif dergisi okulumuzdaki üretim kıtlığını kabul etmeyen ve buna çözüm arayanların dergisi. Üniversiteler ülkenin en direngen kurumları. Üniversiteliler de henüz iş hayatına girmedikleri ve kendilerini geliştirebilecekleri eğitim kurumlarında bulunduklarından yarı-aydın bir tipolojiye sahip insanlar. Bu kavramın hakkının verilebilmesi için öğrencilerin bir araya gelerek okullarında düşsel üretimlerde bulunmaları gerekiyor. Üniversitemizde öğrencilerin birlikte çalışmalar yapmasının önünde ciddi engeller bulunuyor. Bunun birkaç başlıca sebebinden bahsedilebilir:

1) Sosyal bilimler fakültemiz yok. Felsefe, sosyoloji, siyaset okuyan arkadaşlarımız yok. Bu düşsel üretim alanının yeterli gelişkinlikte oluşamamasında önemli bir etken. Okulun içinde arkadaş çevremizde sosyal bilimler okuyan bir arkadaşın farkı sohbetlerimizde bile hemen hissedilecektir.

2) Hali hazırdaki rektörlüğün üretim alanına müdahaleleri bir başka etkendir. Kulüplere yeterli çalışma alanı verilmemesi, kulüplerin çalışmalarının ideolojilerine göre desteklenmesi/desteklenmemesi. Birkaç örnek daha geçtiğimiz sene Edebiyat ve Diyalektik Kulüpleri rektörlüğün baskısı sonucu istedikleri etkinlikleri yapamadılar. Şu sıralar Cinsarı benzer bir süreci yaşıyor. Taşkışla sahnesinin sahnesizliği ise yıllardır hepimizin malumu. Örnekler çoğaltılabilir. Buna bir de okulda çalışma yapan siyasi örgütlerden sadece siyasal-islamcı, dinci vs. olanlarına çalışma izni verilmesi eklenince okulda ciddi bir düşsel zedelenme gerçekleşiyor.

3) Öğrencilerin yönlendirildiği kulüplerin başlıcaları kariyer kulübü denilen kulüpler. Daha mezun olmadan bu genç öğrenciler “güzel iş kıyafetleri” giydirilip buna özendiriliyorlar. Öğrencilerini öğrencilik ruhundan kopartıp şirketlere “hazırlayan” bir okul artık İTÜ. O kadar erken ki henüz hazırlık öğrencilerinden başlıyor. Hazırlık binasında yapılan on binlerce liralık etkinliklerle, öğrencilere ülkesindeki sorunlardan uzak durmasını söyleyen, bireyci bir ideoloji pompalanıyor.

4) Okulun mimarisi bir başka etmen. Boğaziçi ve ODTÜ’de dersliklerine giderken öğrenciler kültür-sanat, bilim üretilen alanlardan geçer. (sinemalar, forum alanları, kulüp odaları vs.) Biz de ise Arı-Kapı ‘dan girip, dersliğimize gidip okul bittiğinde ise aynı yoldan geri dönmemiz bekleniyor. Bir örnek olsun, kulüp odalarımız ta Havuz binasında. Öğrenci oraya gidene kadar kulüpten soğuyor. Astronomi kulübünden bir arkadaşı düşünelim. Gözlem yapmak için getirdiği teleskobu her gün havuz binasına taşımak zorunda. Oysa SDKM gibi binalar kulüplere verilse kulüp faaliyetleri çok yükselecektir. MED’de derse gelen bir öğrenci okulun girişindeki binada bir çalışmaya illaki takılacaktır. Okul içinde öğrencilerin vakit geçirebileceği ortam darlığı da eklenince öğrencilere adeta “kapıdan gir, fakültene git, evine dön, okulda bulunduğun süre zarfında kültürel aktivitede bulunma” denilmektedir. Taşkışla fakültesinin diğer fakültelere kıyasla kültür üretiminin daha fazla olmasının sebebi nedir? Bölümlerinin sosyal bölümlere, insana daha yakın olması bir etkendir. Çalışmaların sergilenmesi sayesinde okula öğrencilerin elinin değmesi de önemli bir faktördür. Okula öğrenci eli değmesi deyince özel bir dönem hemen aklımıza geliyor. Gezi Direnişi sonrası okulumuzda nereye baksak öğrencinin etkisi görünüyordu. Boyanan merdivenler, dikilen fidanlar, politik pankartlar, forum yapan toplamlar. Bu dönemde kulüplerin çalışmalarının çok daha aktif olması tesadüf değildi. Aktif kulüp çalışması gelişkin bir düşsel ortam gerektirir ve bunun okul özelindeki bazı denklemlerle(rektörlük etkisi, sosyal bilimler fakültesi olmaması, okulun mimarisi, kariyer kulüplerinin zararları) ilgisi olduğu kadar, ülkemizdeki denklemlerle ilgisi de illaki var. Okulumuzdaki düşsel zenginliğin ve bir kültürün oluşturulmasında çaba gösteren Perspektif dergisi bu nedenle ülke sorunlarına da değinmek zorundaydı. Zaten okulumuzdaki sorunlara değinen bir dergi tabi ki bunun, ülkedeki problemlerin bir uzantısı olduğunu da anlayacaktı. Bu bağlamda okulumuzda yaşadığımız problemlerin ülke gündemiyle olan bağlarına da değinen ve ilerici safı savunan yazılarımız oluyor. Kültür-sanat ve bilim bölümlerimizin de her sayıda daha da gelişkinlik gösterdiğini düşünüyoruz. Bu sayıda dergiye eklenen yeni bir bölüm de öğrenci kulüpleri tanıtım köşesi… Dergi sayfa sayısı sıkıntımızdan dolayı ayırdığımız bölüm yetersiz olsa da bir dahaki sayıda kulüp tanıtım köşemizi genişletmeyi hedefliyoruz. Bahsettiğimiz dergi özgür bir dergidir, bu nedenle sponsor almıyoruz. Bugüne kadar gelen bağışlarla, gerektiğinde iş bulup girip çalışarak derginin öğrencilere ücretsiz olarak ulaşımını sağladık. Dergimiz belli aralıklarla çıkan bir yayın olmasının ötesinde okulda yaşanan olaylara sosyal medyadan grafik tasarımlarıyla ve alan çalışmalarıyla müdahale etmeyi de hedefliyor. Yeni sayımızı beğeneceğinizi umuyor ve ekibimize katılacağınızı umuyoruz.

Perspektif Dergisi ekibi